"Böyledir bizim sevdamız"

Siz ne yaparsanız yapın, Adana Derbi’si böyle oynanır. İlk maçta olduğu gibi bu maçta da tribünlerde 2.000(!) kişi de olsa her iki takımda armasını sonuna kadar sahip çıkar, destekler, bütün Türkiye de bu durumu televizyondan seyreder.

Gelelim maça; bence maç son derece klasik bir derbi mücadelesi görünümündeydi. Galibiyetten çok mağlup olmamak üzerine kurgulu bir oyun anlayışıyla sahaya çıkan iki takım vardı. Demirspor’un hemen maçın başında bulduğu gol, takımı geriye yaslasa da, tüm maç boyunca kalecimiz Şener’i zorlayacak bir tek akın yaşanmadı.

İkinci yarıya Adanaspor’un daha atak bir oyunla başlayacağı ve golü bulmak adına tüm hatları ile saldıracağı biliniyordu, öyle de oldu. Adanaspor tam da enerjisinin tükenmek üzere olduğu dakikalarda beraberliği yakaladı. Golün gelmesi 5 dakika daha gecikseydi, Adanaspor’un kondisyonunun ve motivasyonunun düşeceğini zannediyorum. Nitekim kazandıkları golden sonra Demirspor orta alanı ele geçirerek galibiyete daha yakın bir oyun ortaya koydu.

Bu maçta, Mustafa Hoca kurgusunu kaybetmemek üzerine kurmuş. Dün 90 dakika boyunca iki bekimiz Özgür ve Keremcan hiçbir kanat atağına katılmadı, rakip ceza alanı önüne gelmedi. Adanaspor’un bulduğu gole kadar ön liberoda oynayan Roger sadece savunmaya yönelik bir oyun ortaya koydu. Ancak bu oyunda semeresini vererek maç boyu Adanaspor’un bir tek tehlikeli atağı ile karşılaşmadık. Gole yönelik tek organizasyonları, hızlı ve becerili adamları ile kaleyi görünce şut çekmek oldu.

Benim maç boyunca en beğendiğim futbolcu Burak Keskin oldu. Yediğimiz golde bir anlık tercih yanlışlığının dışında Mustafa Hoca’nın kendisine verdiği Mbilla’ya adım attırmama işin son derece başarılı uyguladı. Üstelik minimum faulle, rakibimizin en önemli gol silahını sürkalese etti. Ufukhan’da ilk kez başladığı 11’de takım oyuncusu olduğunu gösterdi.

Bu maçta Juninho’yu ve Gökhan Kaba’yı çok aradık. İlk yarıda Juninho’nun defansın arkasına yapacağı hızlı koşuları Adanaspor defansı ve orta alanının üzerimize çok gelmemesine neden olacaktı. Gökhan Kaba ise beraberlik golünün ardından Erçağ’ın sol kanattan yaptığı ortalar ve kullandığı kornerlerde mutlaka gol bulacağını düşünüyorum. Bu iki oyuncunun yerine oynayan Luiz ve Sinan tam anlamı ile bu görevlerini yerine getiremediler. Sahanın en kötüsü olarak görülen Erman’ın yerine oynayacak Hüseyin ve bu sayede ileri çıkabilecek Roger’ın uzaktan sert şutları ise bu maçta bizi galibiyete taşıyabilirdi.

Kısacası; adına ve şanına yakışır bir Adana Derbisi oldu. Sahada Demirspor’lu futbolcular canla başla mücadele etti. Görevini yapmayan, koşmayan, mücadele etmeyen bir tek oyuncumuz yoktu. Taraftar armaya sahip çıktı, akşam saatlerinden sabaha kadar bilet kuyruklarında bekledi ve 2.000 kişi ile tribünde de yenilmedi. İlk maçı 4-2 aldık, bu maçta berabere kaldık. İlk maçta ezici bir üstünlüğümüz vardı, bu maçta da başımız dik sahadan ayrıldık. Bundan sonra Demirspor ligi hangi sırada bitirir, kaçıncı bitirir bilmem. Ama benim başım bir yıl boyunca dik duracak. Sağolun çocuklar.
 
Nadir AVŞAROĞLU 

Yazara ait son köşe yazıları

"İki devrede, iki farklı oyun"

16 Eylül 2018, Pazar 16:58

"Özgüvenimizi yitirdik"

28 Ocak 2018, Pazar 22:16

Devre arası hedef belirlenmeli

4 Aralık 2017, Pazartesi 10:04

"Lokomotif Gençlik kuruldu"

17 Kasım 2017, Cuma 11:31

"Sorun kadroda"

31 Ekim 2017, Salı 16:13

"Daha çok inanan kazandı"

26 Eylül 2017, Salı 10:52

Yorumlar

aynen katılıyorum ...
sadece erman ile ilgili görüşlerinize katılmıyorum.turuncuların golünde yaptığı hata dışında bence hiçte kötü değildi.36 yaşındaki adamı en liberoda kullanmaya kalkarsan tabiki zaman zaman hatalar yapar. en zor ve en fazla efor isteyen mevkiidir ön libero.ben seviyorum erman kaptanı.saygılar.
Ben de tek çare altyapının görüşlerine katılıyorum. En azından Erman'ın iyiniyetinden şüphe etmemek lazım. O yaştaki bir adamın gelip sağ bekten top çıkarmaya çalışması bile takdire şayandır. Erman'la devam.

Yeni yorum ekle