"Zirve yürüyüşü"

PTT 1. Ligde her maçın final havasında geçeceği zorlu döneme Boluspor maçıyla ‘’Merhaba ‘’ dedik. Boluspor galibiyeti ve Kayserispor beraberliğinin ardından kendi sahamızda Adanaspor takımını 1-0’lık skorla geçmeyi başardık. 3 haftalık periyotta elde edilen 7 puan gayet iyi, ancak bu güzel tablo arasında bazı durumları da göz ardı etmemek gerekir. Boluspor maçının ilk 60 dakikalık bölümünde sahada olmayan bir Adana Demirspor… Son 30 dakikada Ünal Hocanın oyunu okuması ve taraftarın itici gücüyle gelen bir 3 puan… Kayserispor maçında ilk yarı ve ikinci yarı sahadaki farklı kimlik…
Karmil’den portakal ikramı
Adanaspor maçını mercek altına alacak olursak: İlk yarıda takım olarak iyi mücadele etsek de rakibe pozisyonlar verdik. 2. ve 3. Bölgede önde basarak oynasak da pozisyonları değerlendiremedik. Kazanılan penaltıyla gelen gol ve moralle ikinci yarıda farklı bir Adana Demirspor izledik. Belki de bu devrede fark olabilirdi. Attamah, Şaban, Özgürcan Hakan ve Abdulkerim günün başarılı isimleriydi.Ünal Hoca’nın Ahmet Dereli önlemi Şaban tarafından başarı ile gerçekleşti. Beykan’ı ve Artun’u istekli buldum. Sağ bek mevkisinde sırıtan Tayfur Bingöl timing hatalarıyla adeta pimi çekilmiş bir el bombasıydı (!) Defans bloğu Tiago’ya kafa toplarında önlem alamadı. Hüseyin Kala bence halen hazır değil. Bir ayrı parantezde Oğuzhan Aynaoğlu’na açmak istiyorum; gerçekten yetenekli futbolcu amma velakin bireyselliği unutmalı… Yoksa yıllar yılı kiralık olarak farklı takımlarda gezer dolaşır.
Sezar’ın hakkı Sezar’a
Yazmış olduğum yazılarda haksızlığa uğradığımız zaman belirttim. Açık yüreklilikle yazdım, yine yazıyorum. Nduka’nın ve Oğuzhan’ın pozizyonları net penaltı…
Yıldıran uygulamalar…
Tribünlere dönersek son yıllarda güvenlik gerekçeleriyle aynı şehrin takımlarına bile % 5’lik deplasman kontenjanı uygulanıyor. Bazı maçlarda deplasman yasaklarını halen geçemedik (!) Bir futbolsever olarak maçların taraftarlarla güzel olduğunu düşünüyorum.
Benim unutamadığım Adana derbileri: 2002 yılındaki normal süresi ve uzatmaları 4-4 eşitlikle tamamlanan penaltılarla 8-7 kazandığımız TSYD kupası maçı ve 2008 yılında 1-0 mağlup olduğumuz maçlardı. TSYD kupası maçında bizim çocuklar bütün statükoları yıkmıştı. Kadro yapısı kendinden üst düzey olan ekibe karşı güzel bir zafer kazanmıştı. 1-0’ mağlup olduğumuz maça gelince siyasi rantlar uğruna üzülen yine masum Adana Demirspor taraftarı olmuştu… Bahsettiğim iki maçta yarı yarıya seyirci uygulamasıyla oynanmıştı. 2008 yılında oynanan maç sonunda münferit olaylar çıkmış olsa da. Bunun sebebi taraftar değil, siyaseti futbola alet eden zihniyetti…
Yıl oldu 2015, passolig diyoruz, 500 kamerayla stadları izliyoruz… Halen pankart yasağı deplasman yasağı gibi uygulamaları geçemedik.
Soruyorum, Bu nedir Allah aşkına?
Salim MANAV




Yorumlar
Yeni yorum ekle