Demirspor Efsaneleri; Mustafa Gülergin

Adana Demirspor futbol ve yüzme takımının unutulmaz sporcularından, Muharrem, Mecit, Mustafa Gülergin kardeşlerin küçük olanı. Demirspor’un yüzme ve su topu takımının önemli oyuncusu, bilinen namı ile Puto Mustafa.

Çok uğraştım, ancak Puto Mustafa’yı nasıl anlatacağıma ben de karar veremedim. Bu nedenle Puto’yu anlatan anektotlardan bir derleme yapmaya karar verdim.

Vatan Gazetesi’nden Selahattin Duman, 27 Temmuz 2003 tarihli yazısının tamamını Puto Mustafa’ya ve onun inanılmaz anılarını aktarmış. Bizlerde size aktarıyoruz.

“…Hele bir Puto Mustafa efsanesi var ki Arif’ten de Mazlum Ağabeyden de çok dinledim. Her biri ayrı vaka.

Puto Mustafa efsane adam Muharrrem Gülergin in dört kardeşinden biri. Futbolcu. Tramplenci. Sporcu olarak o da nev-i şahsına münhasır biri. Dalgın, hiçbir şeyi umursamaz, kibar ancak arkadaşlarının anlattığına göre iyi ile kötüyü ayırt edemeyecek saflıkta biri. Hikayelerden birini anlatan da Arif’in arkadaşlarından eski gazeteci Cumhur.

Üniversitede okurken yaz tatili için Adana’ya geliyor Hemen Demirspor Lokalinin yolunu tutuyor. Tanıdık kim varsa orada çünkü. Bir bakıyor ki Puto’yu lokalin yanındaki bir okaliptüs ağacına bağlamışlar. Tamamen çıplak, bir tek altında siyah ev yapımı bir don var.

Puto’da deli kuvveti olduğundan dokuz, on kişi birleşip öyle bağlamışlar. Ağzını yüzünü de boyadıktan sonra önüne bir sepet yumurta koyup, adamcağızın göğsüne bir yafta asmışlar. Yaftada “her kim ki bu yazıyı okuyup Puto’ya bir yumurta atmazsa onun anası kerhaneye düşe” yazılı.

Tam Adanaca bir iş. Cumhuru bir arkadaşı ile birlikte gelirken gören Puto’nun gözleri parlamış. Vay benim üniversiteli yeğenlerim şimdi beni çözerler, demiş. Lakin üniversiteli yeğenler korkuyor. Çözmedikleri gibi Cumhur “kusura bakma Mustafa Ağabey, benim anamın başına bir iş geleceğine sen bir yumurta daha ye” deyip yumurta linçine katılmış.

Futbol maçında hakem çift vuruş dediğinde İkisini de ben atacağım. diyen Puto Mustafa’nın ağabeyi gibi tramplen atlayıcılığı da var. Adana’ya ilk yüzme havuzu yapıldığı yıl. Beden Terbiyesi Genel Müdürü Rıza Salih Saray da müsabakaları izlemeye gelmiş. Rıza Bey önemli adam. Hem genel müdür, hem de devlet.

Genel Müdür ile birlikte Validen Belediye Başkanına kadar tüm ekabirler orada. Atlama sırası Puto Mustafa ya gelmiş. O zamanlar da bir adet varmış. Kuleye çıkan sporcu atlayıştan önce seyirciye döner  Bu atlayışı filancanın şerefine yapıyorum. Delloooş! der atlarmış. Bir tür sevgi saygı gösterisi yani.

Puto tam kuleye tırmanacak, Muharrem Ağabey yanına gelmiş. “Bak Puto” demiş fısıldayarak. Bu atlayışı Beden Terbiyesi Genel Müdürü Sayın Rıza Salih Saray’ın şerefine yapıyorum diyeceksin. Sonra da delloş de atla.

Anladım manasına kafa sallayan Puto kuleye tırmanmış. Vaziyet almış. Yaylanmış. Bir türlü atlayamıyor. Ekabirandan ahaliye kadar herkesin gözü üzerinde.

Muharrem Gülergin işi anladığından kıvranmakta. Nitekim korktuğu başına gelmiş. Puto tramplenin üzerinden dönüp ağabeyine seslenmiş: “Abey o yanındaki adamın adını unuttum, bakan mıydı neydi o.”

Ağabeyi “in ulan Allahsız aşağı” diye bağırmış ama ne fayda. Çam devrilmiş bir kere üzerlerine.

Puto Mustafa futbolculuk yıllarından sonra salça işine girmiş ama ortakları ile birlikte batma noktasına gelmiş. O sıralarda bir gözünde de arıza çıkmış iyileştiremiyor. Moral yerlerde. Almış tabancasını, bir otel odasına kapanmış. Tabancayı kaldırdığı gibi kendi kafasına sıkmış.

Öldürmeyen Allah öldürmüyor işte. Bir iki saat sonra kendine gelmiş. Aynaya gidip yüzüne bakmış ki kan içinde. Haline beter içerlemiş “lan oğlum sen ne biçim adamsın kendini öldürmeyi bile beceremiyorsun” diye söylenip yeniden dayamış tabancayı kafasına ve ikinci kere sıkmış.

İkinci silah sesinden sonra bulmuşlar Puto’yu odada. Kaptıkları gibi hastaneye. Ancak o zamanlar Adana’da tıbbi imkanlar kısıtlı. Muharrem Gülergin müthiş nüfuzunu kullanarak THY’den, Puto’yu İstanbul’a götürecek uçak temin etmeye çalışıyor.

Puto sedyede bekliyor. Yarı kendinde yarı değil. Sedye ile havaalanına götürülecekken birden son bir gayretle ağabeyi Muharrem Gülergin’in bileğine yapışıyor:

“Abi b..kunu yiyim beni uçağa bindirme. Ben uçaktan korkarım” diyor. Ölmek için kafasına iki kurşun sıkan kardeşe ağabeyin verdiği cevap aile içinde, yakınları arasında saklı. DELLOŞ DE ATLA.

Sözü, Arif Keskiner’in Mazlum Göknel’den dinlediği bir Demirspor fıkrası ile bağlayalım: “Puto Mustafa, Muharrem Gülergin’in küçük kardeşi. Demirspor’un antrenmanlarına katılanlardan. Ama daha takımda oynamıyor.

Bir gün Muharrem Ağabey “Hadi Puto, hazırlan. Bugün sen de A takımında oynayacaksın.” diyor. Puto da “Olur abi” diyor çıkıyor sahaya. Daha maçın üçüncü dakikası. Puto sol ayağıyla bir çakıyor. Gol. Puto’nun golünden sonra “Puto! Puto!” diye inliyor stad. Herkeste büyük bir sevinç. Santraya doğru koşuyor. Beş dakika sonra ikinci gölü de atıyor. Fakat o da ne bir de bakıyorlar ki Puto almış başını gidiyor. Yani sahadan çıkıyor.

Hemen Selami (Füze Selami) koşuyor yanına; “Puto, nereye gidiyorsun” diye soruyor. “Tamam işte” diyor Puto, “ben iki golümü attım. İşim bitti.” Selami “Nasıl bitti” diye üsteleyince de “Daha maçın başı. Kaleci hariç, herkes ikişer dene gol atsa maç 20-0 olur” diyor.

Eski ilişkiler kalmadı, gözümüz eskinin güzel insanlarını da görmez oldu. Mutlaka bir yerlerde Muharrem Gülergin gibi, Puto Mustafa gibi güzel insanlar vardır. Ama bu ülkenin yazı bahçesinin her köşesinden bir çiçek baş vermiyor ki anlatsınlar bilelim, yazsınlar okuyalım.”

Muharrem, Mecit, Mustafa Gülergin kardeşlerin küçük olanıdır Puto Mustafa. Futbol ve yüzme takımında çok önemli bir figür olmasa da Demirspor’un altın çağlarında, kulübün en önemli öğelerinden birisiydi. O bir Demirspor efsanesiydi.

Yorumlar

Yeni yorum ekle

İlgili Kulüp: 
01 Adana Demirspor